Bahçeli’nin çıkışı bize ne anlatıyor?

Açılım bir tür muamma sürecine dönüştü.

“Bahçeli’nin çıkışlarından Erdoğan’ın haberi var mı

yok mu” sorusu gelişmeler üzerine anlam kazandı.

“Kayyum atamaları Erdoğan’ın tartışmalara nokta koyması mı yoksa bir yazarlık hamlesi mi” sorusu da keza…

Açıkçası Bahçeli’nin ilk açıklaması sonrası açılımın,devlet-iktidar merkezli bir güvenlik stratejisini ifade ettiğini düşünürken, şimdi bunun Bahçeli’nin kendisi başına attığı ya da tam mutabakat oluşmadan giriştiği bir iş olduğu aklıma gelmiyor değil.

Bir süre sonra, durum sonuçlarıyla belli olacaktır. Beklemek gerek.

Ancak ne olursa olsun çatışma çözümü meselesi, 2013-2015 barış süreci sonrası ilk kez bu düzeyde dile getirilmiş bulunuyor. Bu, ülke demokrasisi bakımından bir artıdır. En azından konunun tartışılmasına yönelik bir meşruiyet enjeksiyonu yapmıştır. Tedirgin CHP’yi kısmen de olsa daha açık davranmaya itmiş, muhtemelen ana muhalefet partisinin Ahmet Özer operasyonundan sonra itildiği noktayı görmesini sağlamıştır. CHP, DEM ve Kürt meselesiyle ilişkisini ya mahcup ve itiraz eder biçimde taşıma ile Kürt meselesinde ikna edici siyasi bir sıçrama yaparak yol alma arasında bir tercih noktasına adım adım yaklaşmaktadır (elbet geri çark etmezse)

Gelelim asıl konuya…

Bahçeli’nin girişimleri Kürt meselesinde çatışma çözümüyle ilgili bize ne anlatıyor?

İlk anlattığı husus, şüphe yok ki, devletin, iktidarın, yöneticilerin barışa duyduğu ihtiyaçtır. İhtiyaç meselesi, mevcut ideolojik söylemi baştan sona yalanlar. Kürt sorunu, iktidar tarafından ister bir hak ve özgürlük talebi, ister bir terör meselesi olarak görülsün, muhatapsız, diyalogsuz, tavizsiz çözülemeyecek nitelikte bir meseledir. Ve çözülemediği oranda her toplumsal sorun gibi denetimsiz büyüyen, ülkenin ve devletin geleceği için risk oluşturan bir hadisedir. Bahçeli bir ölçüde bunu da söylemektedir.

İhtiyaç meselesi önemli.

2013-2015 çözüm süreci de bir anda oluşmamıştı. İç dinamiklerin baskısından, çatışmanın artan tahribatından kaynaklanan bir ihtiyaca tekabül ediyordu. İç dinamikler diyoruz, zira o dönemde sorun henüz tam olarak Suriye’ye taşınmamış, Türkiye’nin Kürt hareketi bu derinlikte Rojava’ya yerleşmemiş, mesele bir dış dinamik haline gelmemiş ya da dış dinamik boyutu bu denli önemli ve belirleyici olmamıştı. Ancak 2012 sonrası ülkede bir şiddet dalgası yaşanmıştı, hapishane direnişleriyle, bölge hareketliliğiyle çözüm bir gereksinim haline gelmişti. Hikaye böyle başladı.

Ve girdilerini hiç unutmamak gerekir. Devlet bu dönemde Öcalan’ın yazdığı meydanlarda metinleri okutarak onu kamusal alana çıkartmış, siyasi aktör kılmış ve bir tabu delmişti. Ayrıca çözüm fikrini topluma taşıma hamlesi de yapılmıştı. Bunlar bu sorunun ve toplumun belleğinde yer tuttular.

Bahçeli’nin çağrısı ise iki noktaya birden işaret ediyor.

Bir: Çözülmeyen ya da inkar edilen sorunlar büyüyerek yayılır. Nitekim Türkiye’nin Kürt sorunu artık sınır ötesi bir sorun halini almış bulunuyor.

İki: İktidarın, devletin ihtiyacı bu kez bu çerçevede bir dış dinamik baskısından kaynaklanıyor. Meselenin kalbini şüphe yok ki, Rojava, Kuzey Suriye oluşturuyor. Devlet ve Kürt hareketi bu kez Rojava’da karşılaşmış bulunuyorlar. Nitekim Türkiye’nin oluşturduğu güvenlik hattı ve bir iki cep dışında Suriye’nin

Kuzeyine, SDG ve onun asli unsuru YPG, bağlantılı olduğu PKK hakim. Orayı yurt ve üs olarak görüyorlar. Ayrıca bu bölge, her tür güç ve ülkenin etkisine açık.

Evet, “ihtiyaç, gereklilik, muhatap arayışı” Bahçeli’nin çıkışının anlattığı ilk husustur. Anlattığı ikinci husus ise çözümün bir ihtiyaç oluşturması oranında, Kürt meselesi siyasi bir mesele, siyasetin asli meselesi olarak ilanıdır. Kürt meselesi; aktörlerini, taleplerini kamusal alandan atarak, temsilcilerini dışlayarak, sorun tanımından kaçarak, terörle açıklayarak, ele alınabilecek, asayiş politikalarıyla halledilebilecek bir mesele değildir.

Bahçeli ya bunu görmüş bulunuyor ya da “Kürt sorunu yoktur terör sorunu vardır” şiarı ile siyaset yapmanın gayreti arasındaki çelişkiyi yaşıyor.

Ancak, çıkışının ne olursa olsun bize anlattıkları bunlardır.

YORUMLAR (60)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
60 Yorum
  • Karar okuru / 09 Kasım 2024 17:24

    Bence, Sadece güneydoğu 11 şehrini kapsayan 1923 nüfus kayıtlarına göre sonra batıya nakilleri dahil olduğu bir referandum yaparım ayrılmak istiyormusunuz diye ama %50 +1 ayrılacağız derseniz ayrı ülke olursunuz tüm doğu kökenli vatandaşların tamamı sınırdışı edilecek (batıdan biriyle evlenenler hariç) ve shengen daha katı vize uygulanacak. Zaten bu 11 ilin ülkeme faydan çok zararı var. Zaten ordumuz çok kuvvetli hiçbir şey olmaz korkmayın. Bazen defi bela en iyisidir. Ha kalmak isterlerse gördü

    Yanıtla (6) (1)
  • Matrakçı... / 09 Kasım 2024 20:09

    Bölücü faşolardan KIMSE BATIDAN gitmez,, demli vatandaşlar dahil onlar külah değiştirip mazlum,ezilen dilenciligine devam ederler...attığın taş ürküttugun kurbağaya değmez..Onlarin vazifesi Turk Milletinin önüne takoz olmak...Bizim çok daha "güçlü ve uyanık" olmamız lazım..Elbet bir gun gelir kazdıkları kuyuya düşecekler. zerre SUPHEMIZ YOK...EvvelAllah..

    Yanıtla (2) (2)
  • Karar O / 10 Kasım 2024 09:12

    „Batidakiler“ Avrupa kapisinda afganlar ve suriyelilerden sonra 3. sirada iltica ediyorlar. On düsünüp bir konusur insan.

    Yanıtla (0) (0)
  • Karar okuru / 09 Kasım 2024 22:35

    Kürt sorunu ile birlikte gelişmemişlik ve yağmacılık kültürünü de düşünmek gerek. Sorunun karmaşık boyutlarından biri de sosyolojik uyumsuzluk konusu.
    Alıntı:
    Şırnak'ın Cizre ve Silopi ilçelerinde son 3 ayda yapılan kontrollerde, 23 ayrı lokasyonda 63 abonenin yer altı kablolarından kaçak bağlantı yaptığının tespit edildi.
    Söz konusu lokasyonlarda kaçağın neden olduğu zararın 1.2 milyar lira olduğu bildirildi.
    Dicle Elektrik, 63 abone hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Yanıtla (1) (3)
  • Karar O / 10 Kasım 2024 09:07

    Ne demezsiniz, sanki bati bölgelerinde çok gelismislik ve az yagmacilik varmis gibi çok tutarsiz bir yaklasiminiz var, farkinda degilmisiniz. Iste kör eder insani irkçilik.

    Yanıtla (0) (0)
  • Namık Kemal Bayraktar / 09 Kasım 2024 12:09

    Kürt tarafının siyasi çözüm konusundaki isteklerini, mevcut üniter devlet yapısı bozulmadıkça karşılamak mümkün olmadığına göre, bu sorunun daha da ağırlaşarak devam edeceği söylenebilir.

    Yanıtla (3) (0)
  • Karar Okuru / 09 Kasım 2024 22:20

    ……çözüm: Demokratik cumhuriyettir.

    Yanıtla (2) (1)
  • Matrakçı... / 10 Kasım 2024 02:15

    Gereğinden fazla Tevazu Ahmaktan nasihat aldırır diye deyim var bizde. !. Şımarıklık ta bir yere kadar. !

    Yanıtla (0) (0)
  • Karar okuru / 10 Kasım 2024 05:24

    …..Demokratik Cumhuriyet: Kürtler, Türkler gibi anayasal olarak kurucu unsurdur. Ve de Anayasada belirtilmelidir. Diger etnisitelerden farki, yasadiklari- onbin yildir kadim halk- yer vatanlaridir. Diger etnisiteler sonradan göçedenlerdir. Osmanlidan sonra kartlar yeniden karildigindan, yeni ülkenin degistirilemez kurucu unsurudur. Bu da ancak Demokratik bir Cumhuriyetle mümkündür.
    Zaten Osmanli yikilmasaydi özerklikleri devam edecekti. Kanuni Su. Sü. bunu belirtiyordu. Dogru degil mi?

    Yanıtla (0) (0)
  • Seküler Okur / 09 Kasım 2024 14:06

    Google veya Yapay Zekaya „Demokratik değerler nelerdir?“ diye sorsak yaklaṣık aṣağıdaki cevapları alırız.

    „Eşitlik, yaşama saygı, özgürlük, adalet, dürüstlük, iyiyi arayış, işbirliği, özgüven, hoşgörü, duyarlılık ve sorumluluk“

    Bu değerlerden Türkiye‘de hiç yıpranmayan kaç tane kaldı?

    Böyle bir ortamda kim kime iyi gelecek vaat edebilir?

    Yanıtla (0) (1)
  • Karar okuru / 09 Kasım 2024 21:54

    Tabi ki öyle Devlet nasil ki zamana yayilan asimilasyon virüsünü kürtlere bulastirdi, sorun basladi. Bu virus ayni zamanda Türklere de bulasti. Yani Türk irkçiligi tavan yapti, muhakeme yetenegini de kaybedince isler salataya döndü. Birkere, baska milliyetlere saygisi olmayanlarin kendi milliyetciligi de sahtedir yani irkçilikti- önce kart kurt sonra bilinmeyem bir dildir vb, günümüzde oldugu gibi olursa isler içinden çikilmaz hale gelir.
    Gönüllü birliktelik virüs kapti tedavisi zorlasti.

    Yanıtla (1) (0)
  • natali / 09 Kasım 2024 18:55

    bütün bu manasız tartışmaları görünce tayyip beyin 22 yıldır nasıl yönetimde olduğunu daha iyi anladım
    böyle "aydınlara" böyle bir rejim gayet uygun bir sonuc olmuş

    Yanıtla (1) (0)
  • Okur* / 09 Kasım 2024 16:22

    Bahçeli,Erduvan diye başlayıp ne ağır hakaretler ediyordu, Başbakan Erdoğan'a.Tekeden süt çıkar senden Cumhurbaşkanı olmaz diyordu.Her an birbirine girebilirler ve bunu çok normal bir durum gibi karşılarlar!

    Yanıtla (1) (0)
  • Bir okur / 09 Kasım 2024 16:21

    Bahceli Erdoganin kendisini terk edecegini gorunce el yukseltti. Dis kosullar falan hikaye.

    Yanıtla (1) (0)
  • Size güvenmek mi... / 09 Kasım 2024 15:26

    Bahçeli...millet aç, çocukları işsiz......ekonomiyi AKP ile birlikte hallettiniz....

    Yanıtla (1) (0)
  • Ali Malat / 09 Kasım 2024 14:33

    Hükümet bizim aklımız ile alay ediyor,bu yetmiyormuş gibi sayın yazarlar ve cizerlerde bizim aklımızla alay ediyor.önce şunu söyliyeyim öncelikle türkiyenin entellektüel sorunu var.çözüm diye cıktılar fellik fellik gezdiler netice hendekler kazıldı.tek sorun kürtlerdeki feodal yapıdır.nokta

    Yanıtla (0) (0)
  • Hasan Erzincan / 09 Kasım 2024 13:10

    Kürt sorununu; 2 Cihan harbi sürecinde Kürt’ler birkaç küçük gurup haricinde Osmanlı ile birlikte cephede kesintisiz yer aldılar. İngilizlerin onca Öneri ve baskılarına aldırış etmediler. Savaş sonrası herkesin malumu olan anlaşma ile süriye, Irak, Türkiye ve İran a pay edildiler. ABD yetkilisi o zaman itiraz edince İngiliz yetkili bedelini ödüyorlar der. O tarihten bu yana Kürt’ler her dört ülkede sorun oldular. Yani, sorunu yaratanlar bu ülkeler değil ki, tarafı olsun. sınır değişikliği?

    Yanıtla (2) (0)
  • Tavşan Mektebi / 09 Kasım 2024 14:19

    Size katılmıyorum. Osmanlı'nın idari yapısı Kürt aşiretlerinden asker almaya elverişli değildi.Osmanlı hüküm sürdüğü topraklar genelinde yaptığı gibi yerel yaşam düzenlerine çıkarına aykırı olmadığı sürece müdahale etmemiştir. Yavuz Sultan Selimin İran ile Anadolu arasında bir tür engel oluşturmak için yerleşik hayata zorladığı bazı Kürt aşiretleri hariç bütün Kürt aşiretleri özerk ve göcebe yaşantılarına devam etmiştir. Devlete asker ve vergi verdikleri çok nadirdir. Cephe askerleri yereldir.

    Yanıtla (2) (0)
  • Hasan Erzincan / 09 Kasım 2024 19:16

    Şimdi benim dedemin iki amcası Yemen’de kendiliğinden gidip, öldüler mi? Sivas yemenin yerel bir şehri mi?

    Yanıtla (0) (1)
  • Karar okuru / 09 Kasım 2024 20:43

    Doğu Anadolu’da Gavurdağ, Akçadağ ve Dersim bölgeleri, Halep ve Güney Anadolu’nun bazı bölgeleri askere alınma çabalarına karşılık devamlı isyan halindeydi. Nüfusa kayıtlı olmayan aşiretlerin çoğu askere gitmiyordu. Kayıtlı olanların da firar etmeleri nedeniyle aşiretler içerisinde gönüllü birlikler oluşturuluyordu. II. Abdülhamid döneminde Hamidiye Süvari Alayları kuruldu. Aşiret ağalarına maaş, rütbe ve nişan verildi vergiden muaf tutuldu,komutan tayin edildi ve subaylık verildi.

    Yanıtla (0) (0)
  • Karar Okuru / 09 Kasım 2024 20:58

    Sizin yaşlılara sorun, acaba Hamidiye Alaylarında görev yapmışlar mı? Dedenizin amcaları subay rütbesi verilen yerleşik ahaliden olabilir. Bir tane bile Kürt vatandaş askere gitmedi demedim zaten ama düzenli orduda kayda değer yekün oluşturmadıklarını söyleyebilirim. Yerel asker derken yakın bölgeleri kast ettim, Yemen bölgesinden asker alımı çok kısıtlı olduğu için Anadolu'dan asker sevki zorunluydu. Büyük iklim değişikliği ve hızlı sevk yorgunluğu yüzünden Yemen'de çok şehit verdik.

    Yanıtla (0) (0)
  • Tavşan Mektebi / 09 Kasım 2024 14:27

    Size Kürt aşiretlerinin genel yapısını ve ulusal ülke sınırlarından azade nasıl yaşadıklarını anlatan bir youtube belgesel linki veriyorum. " Grass: A Nation's Battle for Life 1925 Bakhtiari tribe of Persia" "https://www.youtube.com/results?search_query=Grass%3A+A+Nation%27s+Battle+for+Life+1925+Bakhtiari+tribe+of+Persia" 1925 Amerikan yapımı bu belgeseli Yedi den Yetmişyediye herkes seyretmeli. Seyredince; Sorunun gerçekten sınırlardan kaynaklandığını anlayacaksınız. Bu konuda haklısınız.

    Yanıtla (0) (0)
  • Alp Demir / 09 Kasım 2024 01:28

    Kürt meselesini yazamadan bir gün geçiremezsiniz. Trup molasından sonra kaldığınız yerden devam. Kürt meselesi, kürtlerin diğer uluslaşmış ırklar karşısında komplekse kapılmalarından ortaya çıkıyor. Sorun psiko/sosyolojiktir. Ancak bu durum bir kesim için psikopatlığa evrildi. Hepsi budur. Kürtlerin tarihte yapmadığı ya da yapamadığı şeylerin bedelini Türkler ödemeyecek. Bedava ortaklık falan yok. Bu sorun toplu psikolojik tedavi ile çözülebilir. Yani iş doktorlarındır.

    Yanıtla (9) (10)
  • Enes Yıldırım / 09 Kasım 2024 11:45

    Sevgili Alp biraz tarih bilginiz olsaydı bedavadan ve kürdün yardımıyla buraları nasıl yurt edindiğimizi anlardin ayrıca kendimize mustehap olan kürde niye olmasın bizim onlardan neyimiz fazla ki " üç gözümüz altı ayağımız iki beynimiz mi var " yoksa bizde seçilmiş bir milletmiyiz; kürdün olmasın hep bizim olsun herşey bizim olsun, bize hizmet eden kürdümüz olsunlar Kürtler bazende biz hernekadar böyle istesekte bu böyle olmuyor.

    Yanıtla (3) (6)
  • Salim Ezgi / 09 Kasım 2024 13:59

    Anadolu`da bir sınır çizip, al burası sizin deyince kürt sorunu biter mi? Anadolu`nun her yerinde kürtler yaşar. Onlar ne olacak. Sınırı çizilen yerde iktidar kavgasi sürecek. Sınırın dışında yaşayanlar ile içerdekilerin problemleri olacak. Duyacağız! Doğu Almanya Batı Almanya ayrı oldukları zamandaki gibi. Ya da İran, Irak, Suriye kürtlerinin yaşamlarına bak. Demokrat ağalar, demokrat beyler türeyecek, dert ortağı yine bizi yapacaklar. Çözüm kürt-türk birlikte yaşamından geçer.

    Yanıtla (3) (0)
  • DDYY / 09 Kasım 2024 13:49

    Bahçeli, yemin içerek söz verdi her şeyin tersini yaptı...
    Güvenenin aklına şaşarım.

    Yanıtla (0) (0)
  • Matrakçı... / 09 Kasım 2024 13:11

    Ancak, çıkışının ne olursa olsun bize anlattıkları bunlardır....!.. Tebrikler..müthiş analiz..Aydın dediğin böyle olur. Hemen herseyi anlar..Hertaraf gündüz gibi Aydınlık oldu..

    Yanıtla (2) (0)
  • Karar okuru / 09 Kasım 2024 13:23

    Çok abartmamak gerek sahi sanırlar

    Yanıtla (1) (0)
  • Karar Okuru / 09 Kasım 2024 13:15

    Her hıyar soyana tuzlukla yetişmeyin. Ortada açılım maçılım yok zaten. Tuzunuzu israf etmeyiniz.

    Yanıtla (12) (0)
  • Richter / 09 Kasım 2024 12:55

    Bahceli bu ülkeye ne verdi ki? Ne verecegi var ki? Yapilan danisikli bir pazarlik var . Erdogan Bahceliye " Devlet sen bi ileri atil da nabiz yoklamisi yapalim. Baktim tutuyor, beraberce sahipleniriz. Baktim olmadi, Gerekeni ben sonra söylerim, senin kaybedecek biseyin yokki!" dedi.

    Yanıtla (11) (0)
  • Okur / 09 Kasım 2024 12:20

    MHP yüzde 10 oyu ülke ülke yönetmeye çalışıyor.

    Yanıtla (8) (0)
  • Ali Rıza / 09 Kasım 2024 12:18

    Aklınız sıra böleceksiniz, “tavuk kendini hep arpa ambarında görür” derler, döne döne aynı deşeleme, başka bir şey yok. Neden DEM’den aday olup mv olmadınız, yönetime girin zaman kaybediyorsunuz , ülke mesul bölünür diye konferans verin beyefendi!.

    Yanıtla (11) (1)
  • Nuri Kazma / 09 Kasım 2024 11:55

    Çözüm fikri, " iki: iktidarın, devletin ihtiyacı dış dinamiklerin baskısından kaynaklanıyor" dersiniz. Söylentilere göre devlet aklı "Orta Doğu karışacak, PYD kürt devleti ilan edecek, barışı sağlayalım" denmiş! Devlet ilanı ve kabulü için: BM ve Güvenlik Konseyinin evetlemesi, Suriyenin durumu kabullenmesi, ayrıca soykırım yapılmışsa vs. Peki "tarihe not düşen, istikamet çizen lider", "elimi tutun birlikte yürüyelim" diyor, naivlikten mi ? Hayır, iktidarın sürmesi için yarma hamlesi yapmakta.

    Yanıtla (3) (0)
  • Dokuzuncu köy / 09 Kasım 2024 11:23

    Sayın yazar; Bahçeli gayet net bir şekilde açıkladı ne yapıp ne edip anayasayı değiştirip, Cumhurbaşkanını bir daha seçtirmeliyiz dedi. Demek ki tek beka buymuş altında başka da hiç bir şey aramaya gerek yok.

    Yanıtla (6) (0)
  • Vatansever / 09 Kasım 2024 11:17

    Bence Bahceli gibi birinin konusmalarini referans alip bunun uzerine yorumlar yapmak hatta gazetenin bir sayfasinda yer ayirmak bile gereksiz. Esas kuyuya taş atana bakmak lazım. Bu zat surekli Turkiye gundemi degistiriyor.Misyonu bu zaten. Bu zamana kadar ne faydasi olmus bu ulkeye , bosverin allahinizi severseniz.

    Yanıtla (3) (0)
  • KARAR OKURR / 09 Kasım 2024 10:23

    28 Mayıs seçimleri sonrasın da 
    Bahçeli: "Önümüzdeki günlerde çok şey değişecektir, her şey değişecektir, inşallah Türkiye değişmez".acayip huzursuz eden cümle,bilerek dediyse ne demek istemiştir? neyi amaçlamaktadır.

    Yanıtla (4) (0)
  • kARAR oKURU / 09 Kasım 2024 11:01

    Devletin ve milletin geleceğine tutulan projeksiyon budur.Türkiye'nin değişmesi bu sınırlar içerisinde yaşayan hiç kimseye fayda sağlamaz .İlla birliktelik illa ki beraberlik şarttır

    Yanıtla (0) (0)
  • Realite / 09 Kasım 2024 10:57

    Bahceli'nin cikisi bize sunu anlatiyor. Iktidar ve kücük ortagi MHP, o kadar fazla hukuksuzluga ve irtikapa bulasmilar ki, o kadar fazla mülakat, KPSS puani olmadan kamuya kendi adamlarini yerlestirmeye, kamu kaynaklarini sadece kendi yandaslarina vermeye alismislar ki, Erdogan'in baskan kalmasi icin TC'nin bir Türk-Kürt federasyonuna dönüsmesi, hatta Kürtlere özerklik verilmesi gerekiyorsa, verilir. Yeter ki Erogan basta kalsin ve bu bezirgan saltanati devam etsin.

    Yanıtla (1) (0)
  • Edep / 09 Kasım 2024 10:52

    Bahçeli, iktidarda kalmanın başka yolu kalmadı, diyor. Yakında Karayilan'a da sarılırlar.

    Yanıtla (1) (0)
  • Okur / 09 Kasım 2024 10:36

    Kesinlikle Katılmıyorum

    Yanıtla (0) (0)
  • Umut varlik / 09 Kasım 2024 10:30

    Bahçeli ve sahipleri Kürtlerle savaşın onlara daha çok kaybettirdigini iyice anladılar.ABD ve Rusya küresel güçler olarak turkiyenin onları birbirine kullanmasına geçit vermedi.aksine hem ABD hem Rusya Türkiye'yi kullandı.deyim yerindeyse Rusya Türkiye yi inek gibi sağdı.artik Türkiye'nin eli çok zayıf.kuresel güçler bu dönemde Türkiye'ye ya tam teslimiyet yada dışlama yolunu gösterecek.tramp kararını ver ya benden ya Rusya'dan Rusya'da kararını ver diyecek.iki ucu boklu degenek.

    Yanıtla (0) (0)
  • Koç / 09 Kasım 2024 09:11

    Sayın Bahçeli'nin yaşı siyaset yapmaya uygun değil esir alınmış yada yıllardır kendisine verilen görevi yapıyor evinde çiçek yetiştirsin yoksa siyasi tarihe çok kötü geçecek.

    Yanıtla (2) (0)
  • birol / 09 Kasım 2024 08:23

    Sn. yazar yine Kürtcülük güzellemesi yapmış. Sevdiği konular. Sunu yazmamış ya da aynı fikirde değiliz. Bahçeli bu çıkışı niye yapmış ? İktidar ortağı ve güçlü bir sima. İstediğini yaptırabiliyor iktidara, kadrolaşabiliyor. İktidarda kalmak için de Erdogan 'a ve Anayasa değişikliğine ihtiyaç var. Bunlar yok diyebilir misin ? Mektup da bir hukuku çiğnemeydi olursa mecliste konuşması da. Dünyanın neresinde var teröristin Yerel Seçimlere malzeme olan mektubu. Bu mektup cezaevinden nasıl çıkar ?

    Yanıtla (0) (0)
  • haluk d / 09 Kasım 2024 08:03

    Terörü muzakere ederek cozemessiniz. mucadele etmeniz gerekir .Teroristle muzakere baslarsa ülke eninde sonunda bolunur.

    Yanıtla (7) (6)
  • Okur / 09 Kasım 2024 07:34

    Bence, Kürt meselesi; aktörlerini, taleplerini kamusal alandan atarak, temsilcilerini dışlayarak, sorun tanımından kaçarak, terörle açıklayarak, ele alınabilecek, asayiş politikalarıyla çözülecek bir mesele olmadığı gibi; AKP ve MHP'ye oy verip zaten sistemle bir sıkıntısı olmayan Kürtlerle istişare edilerek çözülecek bir mesele de değil....

    Yanıtla (4) (1)
  • ÖZCAN ŞAHİN / 09 Kasım 2024 07:17

    GÜNAYDIN yorumunuzu okurken hatırladım bu ülkede terör başlatılmadan çok önce aynı oyun iranda oynanıyordu o zamanda gazeteler çok yazardı başkani talebini diye bilhassa şah zamanında sık sık isyanlar çıkarır şahı tehdit ederlerdi sonra sıra bize geldihızlı gelişmesini frenleme için bu problemi başımıza soktular devam ettiriyorlar EFENDİM

    Yanıtla (2) (3)
  • Brundi / 09 Kasım 2024 03:56

    Bahçeli'nin hemen ardından özgür ozelin PM MYK yi toplamadan el artiriyorum..Kürtlere devlet ve eşit vatandaşlık vaat ediyorum demesi daha önemli..oyumuz azalsa da çözümün arkasindayiz dedi..ve partide buna karşı çıkanları ihraç etmeye başladı..devlet projesi olduğu açık..ve anlık değil bu konuşmalar..önceden kararlaştırılmış

    Yanıtla (2) (1)
  • Mustafa T. / 09 Kasım 2024 01:46

    Altına imza atılacak, aydınlatıcı bir yazı. Teşekkür. Birşey eklemek isterim. Devlet hafızasında, Osmanlı'nın son döneminden kalan, Cumhuriyet dönemi ile devam eden, keskin politik hamleler vardır. Islahat ve Tanzimat fermanları, 1876 Anayasası' nın ilanı ve iptali,iktidarı ele geçirme yolunda İTC-Taşnaksutyun seçim ittifakı, Babıali Baskını, Tehcir Kanunu, "Yarın
    Cumhuriyet' ilan ediyoruz" kararı gibi. Otorite bekâ için zulüm de hayırlı işler de yapabilir. Onurlu barış, bakâ için hayırlıdır

    Yanıtla (4) (4)
  • Karar Okuru / 09 Kasım 2024 01:34

    Koltuk koruma sevdasından başka hiç bir şeyi düşünmeyen, bu uğurda dün dediklerini bugün yok sayan bilgenin! yarın yine çark etmeyeceğini nerden biliyorsun?

    Yanıtla (14) (0)
  • Karar okuru / 09 Kasım 2024 00:40

    Sayın yazar “Siz ne anlatırsanız anlatın, anlattığınız karşınızdakinin anladığı kadardır” diye bir deyiş vardır. Bahçelinin ne anlattığı değil de iktidarın yirmi küsur yıldır icraatından, fıtratından, dünya görüşü ve duruşundan sizlerin durumu pek net anladığınız çok şüpheli.

    Yanıtla (8) (1)
  • Karar Okuru / 09 Kasım 2024 00:23

    Bahçeli ne anlatırsa anlatsın, hatta Çakıcı'yı hapisten çıkardığı gibi Öcalan'ı da çıkarsın. Bütün bunlar "otonomiler"den iyi olduğu için sizin desteklemeniz gereken aksiyonlardır. Yanılıyor muyum?

    Yanıtla (3) (1)